DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, gündemde geniş yer bulan fon dolandırıcılığı skandalı, ekonomi ve siyasi gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Fon yolsuzluğunun Türkiye için bir “beka meselesi” haline geldiğini savunan Babacan, skandalın arka planındaki detayların yabancı finans kuruluşları ve istihbarat örgütlerince de bilindiğine dikkat çekti.
T24’ten gazeteci Cansu Çamlıbel’in sorularını yanıtlayan Babacan, mevcut Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin dış şantajlara açık bir risk barındırdığını vurguladı.
Babacan, fon skandalında kimin ne yaptığının uluslararası alanda bilinmesinin Türkiye’yi zayıf bir konuma düşürdüğünü belirterek şunları söyledi:
“Bu bilgiyi elinde tutan ülkeleri düşünün… Çok tehlikeli bir bilgidir bu. Hele hele bu başkanlık sistemi de bu şantaja o kadar müsait bir sistem ki çünkü medya korkusu yok, parlamento devre dışı bırakılmış durumda. Yargı elinizde. Ekonominiz sağlam değilse, alnınız ak değilse güvenlik ve dış politika konularında eliniz zayıf olur. Bugün fon skandalı nedeniyle Türkiye’nin karşı karşıya olduğu sorunu çözmesi memleketin beka meselesidir.”
Bu denli büyük bir dolandırıcılığın siyasi ve bürokratik destek olmadan uzun süre yürütülemeyeceğini ifade eden DEVA Partisi Lideri Babacan, devletin tüm mali denetim mekanizmalarının bu hareketleri görebilecek kapasitede olduğunu vurguladı
Babacan, “Milyonlarca insanın banka hesabını tarayıp 10 bin TL kira gelirinin vergisini isteyen bir sistem, milyarlarca dolarlık üçkâğıdı nasıl görmez? Merkez Bankası ve MASAK bu sermaye hareketlerini rahatlıkla görür. Ben bugün ülkenin Cumhurbaşkanı olsaydım, krizin olduğu akşam bütün raporlar ve isimler elimdeydi.” açıklamasını yaptı.
İktidarın ve yargının skandala karışan isimlere tutumunu da eleştiren Babacan, muhalefete yönelik sert adımlar atılırken iktidar çevresindekilere “İsveç-Norveç hukuku” uygulandığını iddia etti.
Medya üzerindeki baskılara ve T24’e uygulanan erişim engeline de değinen Babacan, ifade ve basın özgürlüğünün önemine dikkat çekerek şunları ifade etti:
“Basın özgürlüğü olsa, bu işler daha küçükken gazetelerde manşet olsa, yangını küçükken söndürmek zorunda kalırlardı. Bir haber sitesine toptan erişim engeli getirmek çok ilkel ve vahşi bir metottur.”
Erken seçim ihtimaline değinen Babacan, iktidarın rehavet yaratıp baskın bir seçim yapabileceğini ancak muhalefetin her an seçime hazır olması gerektiğini dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden adaylığı konusunda anayasadaki “iki dönem” kuralını hatırlatan Babacan, Erdoğan’ın üç dönemini doldurduğunu ve hukuken tekrar aday olmaması gerektiğini savundu.
Siyasi ittifak çalışmalarına ilişkin de bilgi veren Ali Babacan, Saadet Partisi ve Yeniden Refah Partisi ile merkezde güçlü bir alternatif blok oluşturma gayretinde olduklarını belirterek, “AK Parti seçmeninin yaşadığı hayal kırıklığının farkındayız; onlara ‘Korkmayın, biz varız’ demek için çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
Hibya Haber Ajansı

