Hizmet İsteyen Muhtara Zabıta Şoku: Akçakale’de Neler Oluyor? « URFA SİYASETİ

---
SON DAKİKA

Hizmet İsteyen Muhtara Zabıta Şoku: Akçakale’de Neler Oluyor?

Yerel yönetimlerde bazı görüntüler vardır; tek başına bir olay gibi görünür ama aslında çok daha büyük bir soruyu beraberinde getirir.

Bu haber 28 Ağustos 2026 - 23:32 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Akçakale’de yaşandığı ileri sürülen muhtarlık ofisi tartışması da böyle bir soru işareti bırakıyor.

Şimdi durup sormak gerekiyor:

Bir muhtar, mahallesine hizmet istediğinde karşısında ne bulmalı?

Bir belediye başkanının kapısını mı?

Bir çözüm önerisini mi?

Yoksa zabıta ekiplerini mi?

Tatlıca Mahallesi Muhtarı Çağla Bor’un sosyal medya hesabından yaptığı açıklamalara göre, mahalle sakinlerinin taleplerini ve hizmet beklentilerini belediyeye iletmesinin ardından muhtarlık olarak kullanılan ofise zabıta ekipleri gönderildi ve ofisin boşaltılması istendi.

Bu, sıradan bir belediye işlemi iddiası değildir.

Çünkü işin merkezinde bir muhtarlık makamı bulunuyor.

Muhtar, mahallelinin seçtiği kişidir. Görevi de mahallesinin sorunlarını dile getirmek, vatandaşın taleplerini ilgili kurumlara ulaştırmak ve çözüm aramaktır.

Yani bir muhtarın belediyeden hizmet istemesi, olağanüstü bir davranış değildir.

Tam tersine, görevinin doğal sonucudur.

Yol yapılmasını ister.

Temizlik ister.

Altyapı ister.

Park ister.

Sosyal destek ister.

Mahallesinin ihtiyacı neyse onu gündeme getirir.

Peki, bu talepler nedeniyle bir muhtarlık ofisinin boşaltılması söz konusu olduysa, bunun gerekçesi nedir?

İşte kamuoyunun bilmek istediği asıl soru budur.

Elbette belediyelerin taşınmazlar, kamu alanları ve belediye hizmetleriyle ilgili yetki ve sorumlulukları vardır. Bir alanın kullanımına ilişkin hukuki veya idari bir sorun varsa belediye elbette gerekli işlemleri yapabilir.

Ancak burada önemli olan, işlemin hangi gerekçeyle ve hangi hukuki dayanakla gerçekleştirildiğidir.

Çünkü kamu gücü kullanılırken ölçü bellidir: Hukuk.

Muhtar Çağla Bor’un canlı yayındaki açıklamaları ise tartışmayı daha da büyütüyor.

Bor, kendisinin seçimle göreve geldiğini vurgulayarak, “Ben buraya seçimle geldim” diyor. Muhtarlık ofisinin zabıta ekipleri eşliğinde boşaltıldığını ileri sürüyor.

Bir başka iddiası ise daha dikkat çekici.

Bor, muhtarlık olarak kullanılan konteynerin Şanlıurfa Valiliği tarafından gönderildiğini ve ilgili mülki idare makamlarının talebi doğrultusunda yerleştirildiğini öne sürüyor.

Eğer böyle bir işlem gerçekten gerçekleştiyse, kamuoyunun önünde cevaplanması gereken soruların sayısı artıyor.

Konteyner kimin tahsisiydi?

Hangi kurum tarafından gönderildi?

Muhtarlık ofisinin boşaltılması kararını kim aldı?

Bu kararın yazılı bir gerekçesi var mı?

Zabıta hangi yetki kapsamında görevlendirildi?

Ve en önemlisi:

Bütün bunların mahalle hizmet talepleriyle herhangi bir bağlantısı var mı?

Bu soruların cevabını muhtarın iddialarından değil, resmi belgelerden ve ilgili kurumların açıklamalarından öğrenmek gerekir.

Çünkü gazeteciliğin görevi bir tarafın sözünü diğer tarafın yerine koymak değil, kamuoyunun önündeki soru işaretlerini görünür hâle getirmektir.

Bu nedenle Akçakale Belediyesi’nin açıklaması önem taşıyor.

Belediye, muhtarlık ofisinin neden boşaltılmak istendiğini açıkça ortaya koymalı. Eğer ortada tamamen idari veya hukuki bir gerekçe varsa bunun kamuoyuyla paylaşılması, tartışmanın sağlıklı bir zemine oturmasını sağlayacaktır.

Aksi hâlde ortaya başka bir algı çıkar:

“Hizmet isteyen muhtara neden zabıta gönderildi?”

Bu algının oluşması bile başlı başına üzerinde düşünülmesi gereken bir durumdur.

Çünkü belediye başkanları seçilir, muhtarlar seçilir. İkisi de kamu adına görev yapar. Aralarındaki ilişki bir güç mücadelesi değil, vatandaşın sorunlarını çözme ortaklığı olmalıdır.

Muhtarın belediyeden hizmet istemesi, belediyeye karşı bir hareket olarak görülmemelidir.

Tam tersine, belediyeye gelen her makul talep, mahalledeki ihtiyacın göstergesidir.

Muhtarın görevi belediye başkanını memnun etmek değildir.

Muhtarın görevi mahalleliyi memnun etmektir.

Belediye başkanının görevi de kendisine yöneltilen talepleri hukukun ve imkânların elverdiği ölçüde değerlendirmektir.

Bu ilişkinin sağlıklı yürümesi, yerel demokrasinin en temel göstergelerinden biridir.

Akçakale’de bugün tartışılan konu bu nedenle yalnızca bir muhtarlık ofisinin boşaltılıp boşaltılmadığı değildir.

Asıl mesele, seçilmiş bir muhtarın vatandaş adına talepte bulunma hakkının nasıl karşılandığıdır.

Eğer ortada hukuka uygun bir idari işlem varsa, gerekçesi açıklansın.

Eğer bir yanlış anlaşılma varsa giderilsin.

Eğer iddialar gerçeği yansıtmıyorsa belediye bunu belgeleriyle ortaya koysun.

Ama gerçekten bir muhtar yalnızca mahallesinin sorunlarını dile getirdiği için baskı gördüğünü düşünüyorsa, bu iddia da görmezden gelinmemelidir.

Çünkü yerel demokrasi, yalnızca sandık günü kurulmaz.

Demokrasi, seçilmişlerin birbirine tahammül edebilmesiyle, eleştirinin tehdit olarak görülmemesiyle ve kamu gücünün kişisel tartışmaların üzerinde tutulmasıyla yaşar.

Akçakale’de şimdi herkesin beklediği şey kavga değil, açıklık.

Muhtar konuştu.

İddialarını ortaya koydu.

Şimdi sıra belediyede.

Hizmet isteyen bir muhtarın karşısına gerçekten neden zabıta çıktı?

Bu sorunun cevabı, Akçakale’deki tartışmanın da düğümünü çözecek.

Urfa Siyaseti Reklam

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.