Yıllarca diyet yapıp verdiği kiloları geri alanlar için modern tıp yeni bir pencere aralıyor. Obezitenin sadece bir “çok yeme” sorunu olmadığını belirten uzmanlar, insülin direncini kıran yeni nesil tedavilerle kalıcı zayıflamanın formülünü açıklıyor.
Günümüzde milyonlarca insan obezite ve fazla kilo problemiyle mücadele ediyor. Ancak toplumdaki yaygın kanının aksine, kilo verememek bir “iradesizlik” veya “tembellik” sorunu değildir. Obezite; altında insülin direnci, leptin direnci ve çeşitli hormonal dengesizliklerin yattığı kronik bir metabolizma hastalığıdır. Tam da bu noktada, geleneksel ve yorucu diyet listelerinin yerini, bilimin ışığında geliştirilen yeni nesil tıbbi yaklaşımlar alıyor.
Ankara’da endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları alanında 25 yılı aşkın tecrübesiyle öne çıkan Uzm. Dr. Şahin Doğanay, hastalarına sunduğu vizyoner tedavi modeliyle ezber bozuyor. Başkentte obezite tedavisi arayan hastalar için özel olarak tasarlanan bu modelin merkezinde ise “Kalıcı Kilo Yönetimi Yolculuğu” yer alıyor.
Sadece Kilo Vermek Değil, Metabolizmayı Yeniden İnşa Etmek
Klasik zayıflama yöntemlerinin en büyük handikabı, verilen kiloların kısa sürede, hatta fazlasıyla geri alınmasıdır. Üstelik bilinçsiz yapılan şok diyetler, yağdan ziyade kas kaybına neden olarak metabolizmayı daha da yavaşlatır. Uzm. Dr. Şahin Doğanay’ın uyguladığı Kalıcı Kilo Yönetimi Yolculuğu ise tam bu noktada fark yaratıyor. Bu program; sadece kilo vermek değil; metabolik sağlığınızı korumak, kas kaybını önlemek ve sürdürülebilir bir yaşam tarzı oluşturmak için tasarlanmış 3 aşamalı bilimsel bir tedavi yaklaşımıdır.
Peki bu 3 aşamalı yolculuk neleri kapsıyor?
1. Aşama: İlaçlı Kilo Verme Süreci Vücuttaki hormonalkilitlerin kırıldığı ilk evredir. Özellikle diyetin yetersiz kaldığı durumlarda FDA onaylı GLP 1 agonistleri (halk arasında bilinen adıyla zayıflama iğneleri) devreye girer. Hastanın detaylı kan tahlilleri ve metabolik durumu incelendikten sonra, Ozempic, Saxenda veya çift etkili yeni nesil bir molekül olan Mounjaro gibi farmakolojik ajanlar kullanılır. Bu ajanlar, beyindeki tokluk merkezini uyararak iştahı baskılar ve insülin direncini paramparça eder.
2. Aşama: İlaçla Kiloyu Koruma Kilo vermekten daha zor olan tek şey, o kiloyu korumaktır. Dr. Şahin Doğanay, bu evrede vücudun “Set-Point” (ayar noktası) direncini kırmak için ilaç dozlarını kademeli olarak düşürerek idame tedavisine geçer. Bu süreçte diyetisyen ve antrenör eşliğinde kas koruyucu egzersizler ve sezgisel beslenme pratiği oturtulur.
3. Aşama: İlaçsız Kilo Kontrolü (Bağımsızlık)Metabolizmanın tamamen özgürleştiği son evredir. İlaçlar tamamen kesilir. Kişi artık yeme atakları yaşamaz, insülin direnci bitmiştir. Ömür boyu sürecek kalıcı bir sağlık ve form yakalanmış olur.
Endokrin Ankara Arayışında Neden Bütüncül Yaklaşım Şart?
Sadece reçete yazıp hastayı eve göndermek, modern endokrinolojinin kabul ettiği bir yöntem değildir. Endokrin Şahin Doğanay ve ekibi, Ankara Medical Park Hastanesi’nde tıbbi tedaviyi diyetisyen, klinik psikolog ve antrenördesteğiyle harmanlayarak multidisipliner bir hizmet sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Mounjaro, Ozempic veya Saxenda bağımlılık yapar mı?Hayır, bu ilaçlar vücutta doğal olarak bulunan tokluk hormonlarının (GLP-1 ve GIP) taklididir. Beyinde veya vücutta herhangi bir bağımlılık yapıcı etkiye sahip değillerdir.
Kalıcı Kilo Yönetimi Yolculuğunda kas kaybı nasıl önlenir? Hızlı kilo kaybı süreçlerinde kas erimesi riski vardır. Bu nedenle Dr. Şahin Doğanay’ın 3 aşamalı programında, yeterli protein alımı diyetisyen tarafından planlanır ve direnç egzersizleri ile kas kütlesi korunarak metabolizma hızı yüksek tutulur.
Zayıflama ilaçları bırakılınca kilolar geri alınır mı? Eğer tedavi sadece ilaç kullanımından ibaret kalırsa, ilaç kesildiğinde iştah geri dönebilir. Ancak “Kalıcı Kilo Yönetimi Yolculuğu”nun 2. ve 3. aşamaları tam da bu geri alımı engellemek için tasarlanmıştır. Yeni yaşam tarzı kalıcı hale getirildiği için kilolar geri alınmaz.

