Ahmet Özal’dan Turgut Özal’ın ölümüyle ilgili çarpıcı iddia: “Mezar yeniden açılabilir” « URFA SİYASETİ

---
SON DAKİKA

Ahmet Özal’dan Turgut Özal’ın ölümüyle ilgili çarpıcı iddia: “Mezar yeniden açılabilir”

ANKARA – Türkiye’nin 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın 17 Nisan 1993’te hayatını kaybetmesinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen ölümüyle ilgili tartışmalar devam ediyor.

Bu haber 20 Ağustos 2026 - 12:00 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Türkiye’nin 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın 17 Nisan 1993’te hayatını kaybetmesinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen ölümüyle ilgili tartışmalar devam ediyor. Özal’ın oğlu Ahmet Özal, babasının ölümüne ilişkin dikkat çeken iddialarını yeniden gündeme getirirken, Hacettepe Üniversitesi Hastanesi’nde bulunduğunu söylediği kan örneğinin kaybolduğunu ve yapılan gizli kamera çekiminde kendisine aktarılan ifadelerin şüphelerini artırdığını öne sürdü.

Ahmet Özal’ın yıllar önce yaptığı açıklamalarda gündeme getirdiği iddialara göre, Turgut Özal’ın vefatından yaklaşık beş yıl sonra gece saatlerinde Hacettepe Hastanesi’nden bir doktor kendisini telefonla aradı.

Doktorun, Turgut Özal hastaneye geldiğinde kan örneğinin alındığını ve söz konusu örneğin yaklaşık beş yıldır hastanede muhafaza edildiğini söylediğini aktaran Ahmet Özal, aile olarak kan örneğini talep etmek için dilekçe verdiklerini belirtti.

“Ertesi gün kanın yanlışlıkla döküldüğü söylendi”

Ahmet Özal, dilekçenin ardından hastaneden kendilerine farklı bir açıklama yapıldığını ileri sürdü.

İddiaya göre hastane yetkilileri, kan örneğinin bir hemşire tarafından yanlışlıkla döküldüğünü ve artık örneğin bulunmadığını bildirdi.

Özal, yıllarca muhafaza edildiğini belirttiği kan örneğinin tam da aile tarafından talep edilmesinin ardından kaybolmasını şüpheli bulduğunu ifade etti.

Bu iddia, geçmiş yıllarda TBMM tutanaklarına da yansıdı. Meclis kayıtlarında Ahmet Özal’ın, babasının kan örneğinin Hacettepe Hastanesi’nde bulunduğunun kendisine bildirildiğini, ancak örneği istediğinde kanın döküldüğünün söylendiğini ileri sürdüğü görülüyor.

Gizli kamera iddiası: “Bir insanda olmaması gereken şeyler”

Ahmet Özal’ın açıklamalarında dikkat çeken bir diğer iddia ise Hacettepe Üniversitesi Hastanesi’nin biyokimya bölümünde yapıldığı öne sürülen gizli kamera kaydı oldu.

Özal, bir gazeteciyi gizli kamerayla ilgili bölüme gönderdiğini belirterek, kameranın kayıtta olduğu sırada hastane başhemşiresine Turgut Özal’ın kanında ne bulunduğunun sorulduğunu aktardı.

Özal’ın iddiasına göre başhemşire bu soruya, “Bir insanda olmaması gereken şeyler” şeklinde yanıt verdi.

Ancak söz konusu ifadenin neye ilişkin olduğu ve bilimsel bir analiz sonucu elde edilip edilmediği konusunda kamuoyuna sunulmuş doğrulanmış bir laboratuvar raporu bulunmadığına dikkat çekiliyor.

Turgut Özal’ın mezarı 2012’de açılmıştı

Turgut Özal’ın ölümüyle ilgili şüpheler, 2012 yılında Devlet Denetleme Kurulu’nun (DDK) raporuyla yeniden Türkiye gündemine geldi. DDK’nın çalışmasının ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma kapsamında Özal’ın mezarının açılmasına karar verdi.

Mezar 2012 yılında açıldı ve naaştan örnekler alınarak Adli Tıp Kurumu’nda incelemeler gerçekleştirildi. Ahmet Özal da o dönemde mezarın açılmasının aile tarafından istenmediğini, ancak kararın yargı tarafından verildiğini açıklamıştı.

Dönemin haberlerinde, Özal’ın mezarından alınan örnekler üzerinde incelemeler yapıldığı ve naaşın yeniden defnedildiği bilgisi yer aldı.

“Yeniden açılabilir” iddiası yeniden gündemde

Ahmet Özal’ın Hacettepe Hastanesi’ndeki kan örneğiyle ilgili yıllar önce dile getirdiği iddialar, Turgut Özal’ın ölümünün üzerindeki soru işaretlerinin yeniden tartışılmasına neden oldu.

Özal’ın açıklamalarında, kan örneğinin kaybolması ve gizli kamera görüntüsünde dile getirildiği öne sürülen ifadelerin olayın daha ayrıntılı araştırılması gerektiğine işaret ettiği savunuldu.

Öte yandan, Turgut Özal’ın mezarının 2012 yılında adli makamların kararıyla açıldığı gerçeği göz önüne alındığında, bugün yeniden bir fethi kabir veya inceleme yapılıp yapılmayacağı ancak yetkili adli makamların vereceği karar doğrultusunda netleşebilir.

Turgut Özal’ın 1993’teki ölümüyle ilgili tartışmaların yeniden gündeme gelmesi, aradan geçen 33 yıla rağmen Türkiye’nin yakın tarihindeki en önemli soru işaretlerinden birinin hâlâ kamuoyunun ilgisini çektiğini ortaya koyuyor.

Urfa Siyaseti Reklam

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.