Bir videoda Şanlıurfa ve Şanlıurfalılar hakkında “lanetli”, “çürümüş zihniyet”, “köle olarak doğar” ve “bu şehri yakmak istiyorum” gibi ifadelerin kullanılması tepki çekti.
Şanlıurfa’da elbette eleştirilmesi gereken sorunlar ve çözüm bekleyen toplumsal meseleler olabilir. Kız çocuklarının eğitimi, fırsat eşitliği ve çocukların korunması gibi konularda eksiklikler varsa bunların toplumun tüm kesimleriyle açıkça konuşulması ve çözüm üretilmesi gerektiği ifade edildi.
Ancak yaşanan tekil bir olay üzerinden bir şehrin tamamını, annelerini, babalarını, erkeklerini ve kültürünü hedef almak; milyonlarca insanı aynı zihniyetle itham etmek, eleştiri sınırlarını aşarak toplumsal ayrışmayı körükleyen bir söyleme dönüşmektedir.
Şanlıurfa’nın; aileye ve büyüklere saygıyı esas alan kadim kültürü, inançları, misafirperverliği, tarihi ve kendine özgü coğrafyasıyla Türkiye’nin önemli şehirlerinden biri olduğu vurgulandı. Kentte çocuklarının eğitimi için büyük fedakârlık gösteren binlerce anne ve baba ile öğrencileri için özveriyle çalışan çok sayıda öğretmenin bulunduğuna dikkat çekildi.
Bir kız çocuğunun yaşadığı sorun üzerinden bütün Şanlıurfalıları suçlamanın çözüm üretmeyeceği, aksine toplumdaki ayrışmayı ve ötekileştirmeyi derinleştireceği belirtildi.
Açıklamada, yanlışlara karşı hep birlikte mücadele edilmesi gerektiği ifade edilirken, Şanlıurfa’yı ve Şanlıurfalıları toptan aşağılayan, hakaret ve nefret dili içeren genellemelere karşı da ortak bir duruş sergilenmesi çağrısı yapıldı.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Şanlıurfa’nın sorunları varsa konuşuruz, çözüm için mücadele ederiz. Ancak şehrimize, annelerimize, babalarımıza ve insanımıza hakaret edilmesini kabul etmeyiz.”
Dr. Mehmet Şükrü KARAKUŞ
Türkiye Kamu-Sen Şanlıurfa İl Temsilcisi

